Paris’in Modern Sanat Müzeleri

Sanatın, modanın, keyfin başkenti neresidir diye sorsanız, sanırım hepimizin cevabı aynı olur: Paris. Bir ressam ve tasarımcı olarak, hem resim sergilerim hem de çanta koleksiyonlarımın yer aldığı etkinlikler için sık sık gittiğim bu şehir aynı zamanda bir müze cenneti. Bu yazımda, sizlerle sevdiğim, etkilendiğim ve her fırsatta ziyaret ettiğim Paris’in modern sanat müzelerini paylaşmak istiyorum. Çünkü ister bir sanatçı olun ister bir sanatsever, müzelerin bakış açımıza nasıl yeni boyutlar getirdiği, hayatımıza nasıl güzellikler kattığı malum.

Bu yıl, Vakko Esmod Akademi’de YARATICILIK derslerimin saha çalışmaları konseptinde İstanbul müzelerini gezeceğimiz yeni bir programım başlıyor. Belki bir gün, aynı projeyi farklı ülkelerde, farklı şehirlerde gerçekleştiririm. Kimbilir?…

Gelin şimdi, 8 güzel bir o kadar da ilham verici, Paris’in modern sanat müzelerini birlikte dolaşalım.

1-Fondation Louis Vuitton

Dünyanın en büyük moda şirketlerinden LVMH’in sahibi olduğu Fondation Louis Vuitton, şehrin tam merkezinde, 1. Bölgede. 2014 yılında kapılarını açan FONDATION LOUIS VUITTON sadece bir müze değil, 360 derece bir sanat merkezi. Dönemsel sergilerin yanı sıra, konserler, aileler için etkinlikler var. Beni en çok etkileyen etkinliklerden bir tanesi, 23 Ekim -26 Kasım 2022 tarihleri arasında düzenlenecek olan Bebekler İçin Sanat etkinliği oldu. 0-24 aylık (evet evet yanlış okumadınız) bebeklere sanatı sevdirmek için düzenlenen bu etkinlik 45 dakika sürüyor. Hali hazırdaki Monet ve Mitchell sergilerinin temel alındığı bu etkinlik, çocukları erken yaşta sanatla buluşturmanın en güzel örneği.

parisin en onemli modern sanat muzelerinden louis vuitton fondation

Gurme İpucu

Müzenin içindeki, Paris’in en HIP mekanlarından Le Frank, kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri için açık ancak mekan çok küçük ve akşam yemekleri için rezervasyon gerekiyor.

2- Fondation Cartier

Louis Vuitton’dan daha önce kapılarını açan FONDATION CARTIER de, ünlü moda evlerinin sanata ne kadar önem verdiğinin şahane bir örneği. 1984 yılında kurulan müze, 1994’ten bu yana Raspail Bulvarı 261 numarada. Modern ve çağdaş sanat üzerine eserlerin sergilendiği binada, önümüzdeki aylarda başlayacak, ünlü Fransız sanatçı Fabrice Hyber’in sergisi görülmeye değer.

Gurme İpucu

Müzeden çıkıp 300 metre yürüdüğünüzde, belki de Paris’in en güzel deniz ürünlerini tadacağınız Restaurant Le Duc’e varıyorsunuz. Dışardan çok da ilgi çekici olmayan mekan, özellikle yerel halkın gözdesi. Balık ve deniz ürünü seviyorsanız deneyin, pişman olmayacaksınız.

3- Centre Pompidou

Paris’in modern sanat müzeleri arasında belki de en ünlüsü olan Centre Pompidou aynı zamanda en fazla etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Bu yıl sonuna kadar sürecek olan 20 ve 21. Yy eserlerinin sergilendiği Modern & Contemporary Collection isimli sergi Avrupa’nın şu andaki en büyük modern ve çağdaş sanat koleksiyonu.

Enstalasyon, heykel, mimari, resim, fotoğraf, video alt başlıklarındaki bu serginin yanı sıra sanal sergilerde mevcut. Miro sergisinin yanı sıra, Abu Dabi Louvre müzesiden Soyutlama & Hat başlıklı sergiyi mutlak izleyin. Gerçekten nefes kesici.

Gurme İpucu

Müzeyi gezdikten sonra en üst kattaki Georges, hem bir şeyler içmek hem de yemek için ideal. Manzara şahane. Yemekleri de çok lezzetli. İşin güzel yanı tüm gün servis var. Ancak akşam gidecekseniz, rezervasyonsuz yer bulmanız pek olası değil.

4- MAM

Tamamen modern ve çağdaş sanata odaklanmış olan MAM (Musée d’Art Modern de Paris) 15,000 parçalık koleksiyonuyla, sadece Paris’in değil, Fransa’nın da en büyük müzeleri arasında. Daimi sergileri arasında, Modigliani, Picasso, Chagall gibi bir çok dünyaca ünlü ressamın eserlerine ev sahipliği yapıyor. Özellikle dünyanın en büyük resmi olan Dufy’nin başyapıtı The Electricity Fairy ve Matisse’in La Danse’ını mutlak görmenizi tavsiye ederim.

parisin modern sanat müzeleri dufy eseri mam

Gurme İpucu

Müzenin bahçe katındaki terasta yer alan Forest, şahane Eyfel manzarasıyla, hem öğle hem de akşam yemekleri için ideal.

5- Palais De Tokyo

Paris’in modern sanat müzeleri arasında kıyasıya bir rekabet vardır. Hangisi daha büyük, hangisinde daha fazla eser var diye. En iyisi olma yarışında, MAM’ın komşusu PALAIS DE TOKYO da ön sıralarda. 1937 senesinde açılan müze, 16. Bölgede, Eyfel kulesiyle Champs Elysées bulvarı arasında. Çeşitli sergilerin yanı sıra, meditasyonlar, atölye çalışmaları, dönemsel etkinlikler ve özel toplantılara ev sahipliği yapıyor. İlginç bir özelliği daha var. Paris’in en kalabalık gece kulüplerinden YOYO, müzenin içinde hizmet veriyor.

6- Dali Paris

Montmartre’ı çok severim. Sokak ressamları, minik hanları, tipik restaurantlarıyla, bir anda sanki 20. Yy’ın başına ışınlanmış hissederim kendimi. İşte, bu bölgede yani 18’deki Dali Paris müzesi de, keyifli bir Montmartre turu esnasında uğramayı sevdiğim müzelerden. Salvador Dali’nin 300’’den fazla eserinin sergilendiği Dali Paris, senenin belirli dönemlerinde yine Dali’nin eserlerinin yer aldığı özel dönemsel koleksiyonlara ev sahipliği yapıyor.

Gurme İpucu

Bölge çok turistik olduğu için burada yemeyi çok sevmem ama Chez Eugène, diğer mekanlara göre daha kaliteli ve geniş seçenekli bir menüsü var. Hızlıca bir şeyler atıştırabilirsiniz.

7- Picasso Paris Ulusal Müzesi

Dali müzesinden bahsedip de Picasso Müzesini atlamak olmaz. Paris’in 3. Bölgesindeki bu müze de, Picasso’nun eserlerini yanı sıra, başka sanatçıların da sergilerine ev sahipliği yapıyor. Pablo’nun kızı Maya Ruiz Picasso’nun bu yıl sonuna kadar sürecek sergisi görülmeye değer. Müze çok büyük değil, yaklaşık 1,5 saat içinde gezmeniz mümkün. 2023 yılında ünlü sanatçının 50. Ölüm yıldönümü nedeniyle, 42 tane özel etkinlik düzenlenecek. 8 Nisanda da Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un himayelerinde özel bir kutlama yapılacak.

Gurme İpucu

Müzenin üst katındaki Le Café Sur Le Toit’da bir kahve molası alabilir veya çok yakıdaki Le Marais mahallesinde ister Yahudi ister Fransız lezzetlerini tadabilirsiniz. Müzeye 150 metre mesafedeki Le III, tipik bir öğle yemeği için ideal. Çok lüks değil tipik bir Le Marais ambiyansı ve çok keyifli. Paris’in en keyifli mahallelerinden LE MARAIS hakkında tüm bilgileri, arkadaşım Elegans Cadısı’nın bloğundan okuyabilirsiniz.

8- Gaité Lyrique

Paris’in modern sanat müzeleri yazımı, son yıllarda hayatımızın ayrılmaz parçası olan dijital sanat eserlerinin sergilendiği Gaité Lyrique ile bitiriyorum. Bundan 10 yıl önce 2012’de kapılarını açan müze, internetle birlikte değişen, yeniden form bulan sanatı temsil ediyor. Resim, heykel, dans, müzik, video gibi sanat kollarının, sanal ortamda hayata geçtiği bu müze, Parisli gençlerin gözde mekanı. Rahat, keyifli ve özgür. Bazı geceler özel konser ve etkinliklerin yapıldığı GAITE LYRIQUE, tıpkı Picasso müzesi gibi 3. Bölge’de ve Le Marais’ye çok yakın.

parisin modern sanat müzeleri dijital sanat

Paris’in modern sanat müzeleri yazımı bitirirken, hoş bir anımı da sizlerle paylaşmak istiyorum. Bundan yaklaşık 15 yıl önce, maalesef şimdi ismini hatırlayamadığım bir bistrot’da otururken, mekan sahipleriyle sohbet etmeye başlamıştım. İsmimi söyleyince, ‘biz sizi çok iyi tanıyoruz, resimlerinizi ve tasarımlarınızı çok seviyoruz” deyince ne kadar mutlu olmuştum anlatamam. Sanatçıya gösterdikleri ilgi ve sevgi gerçekten görülmeye değerdi. Sanatın evrenselliği, insanları birleştirici gücünü bir kez daha deneyimlemiştim. Biliyorum ki, hayatımız ne kadar bireyselleşse bile, sanat bizi birbirimize daima bağlayacak.

Sevgilerimle,

Emre Ertürk 300 × 300 px 1

Yazıyı Beğendiyseniz, Paylaşmaya Ne Dersiniz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Emre Ertürk'ün Kaleminden...